- Müyesser Turfan Geçici Erkek Konukevi
- Ayni ve Nakdi Yardımlar
- Yemek ve Kumanya Desteği
- Süt Kuzusu Dağıtımları
- Medikal Malzeme Desteği
- Acılı Günlerinde Ailelerin Yanındayız
- Paylaşmayı Unutmuyoruz
- Öğrencilerimize Destek Veriyoruz
- Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Hayata Geçti
- Sokakta Yaşam Mücadalesi Veren İhtiyaç Sahiplerine Destek
- İzmir’e Hijyenik ve Kaliteli Öğünler
- Anne Dayanışma Kartı
Haberler
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Meslek Fabrikası ve içindeki demirbaş niteliğindeki donanıma hukuka aykırı biçimde el konulması nedeniyle bugün sabah saatlerinde içerideki mevcut durumun tespitini talep etti. Başkan Dr. Cemil Tugay başvurucu kurum adına “asil” sıfatıyla hakim nezaretinde bugün sabah 10.00 sıralarında Meslek Fabrikası’na girme talebini ilettikten sonra mahkeme heyeti ile birlikte bir süre kapıda bekletildi. Başkan Cemil Tugay, nöbetin dördüncü gününde polis barikatını geçerek mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girdi ve tespit işlemlerine katıldı. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu Üyesi Yalçın Karatepe, CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, sendika ile siyasi parti temsilcileri ve İzmirlilerin destek verdiği Başkan Tugay, gelişmelerin ardından fabrikadan çıkarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
“Kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi”
Süreç hakkında detaylı bilgi veren Başkan Tugay, “Olayı hukuk zemininde çözmeye çalışıyoruz. Türkiye tarihinde ilk defa polis eşliğinde işgale karşı bir irade göstermek üzere nöbet tutmaya devam ettik. Ancak sorunun çözümü idari ya da hukuki olacak, bunu biliyoruz. Şiddetle olması mümkün değil. Başından beri her şey hukuksuz yürüdüğü için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. Burası polis ablukasına alındığında girmek istediğimi söylemiştim, izin verilmemişti. Ben belediye başkanıyım, herhangi bir yapıya zarar verme durumum yok. Bugün mahkemenin tespit işlemi sırasında belediye başkanı olarak içeri almak durumunda kaldılar. Ama başta yine bir mukavemet oldu. Yine üst makamlara soralım denildi. Onlar onay vermedi diye olumsuz cevap da verildi. Nihayetinde tespiti isteyen kurumların en başındaki kişi olarak içeri alındık. Yapıdaki restorasyon, tadilat, eşyalarımız, tesisat ile ilgili bir bilirkişi heyeti tespit yaparken, ben de onlara eşlik ettim. Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Meslek Fabrikası’nın kurslarında kullanılan bütün o malzemeler, mutfaklarından bilgisayarlarına, dershane odalarından tutun pek çok malzemeye kadar yerli yerinde duruyor. Devlet kurumları arasında bir mülkiyet sorunu mahkemeye yansımışsa, bu durum sonuçlanana kadar yapılacak şey polisle burayı işgal etmek midir? Yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre tutum almak mıdır? Maalesef konuyu bu hale getiren İzmir’de iktidarın temsilcisi olan milletvekilleridir. Onlar emniyet güçlerini de baskı altında tutuyorlar. Mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar” dedi.
“Bu bir utanç vakasıdır”
Bu durumu bu hâle getirenlerin utanması gerektiğini söyleyen Tugay, “Başından beri söylüyorum: Bu bir utanç vakasıdır. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü, başka bir kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla işgal edilmiş, abluka altına alınmış ve ele geçirilmiştir. Bu, Türkiye tarihinde bir ilktir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün İzmir’de 3 bin 500 gayrimenkulü var. Bunu bu şekilde, polis eşliğinde yapmak zorunda değiller. Bu tamamen, belediyeye sorun çıkarmaya çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. İzmir’in AK Partili milletvekilleri buraya bir gramlık hizmet getirmedikleri gibi, belediyenin her işini Ankara’da engellemeye çalıştılar. Şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar yaratmaya çalışıyorlar. İzmir halkının bu gerçeklerin farkında olması gerektiğini söylüyorum” diye konuştu.
“Türkiye iyi bir yere gitmiyor”
Ülkemizde kötülüğün normalleştirilmeye çalışıldığını belirten Tugay, “Artık, biz bu kötülüğü yapıyoruz, siz de kabullenmek zorundasınız anlayışı var. Bizden bunu istiyorlar. Türkiye’nin her yerinde inanılmaz bir hukuksuzluk yaşanıyor. Türkiye iyi bir yere gitmiyor. Bu döner dolaşır, herkesin kapısının önüne gelir. Bu şekilde sağlıklı ve normal bir yaşam sürmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
“Mücadelemize devam edeceğiz”
Başkan Tugay ayrıca şunları söyledi: “Bundan sonrası için il başkanlığımızla beraber eylem sürecimiz devam edecek. Ancak bugün Bornova Belediye Başkanımızla ilgili konuyla ilgilenmek zorundayım. Belediyedeki işlerimizin aksadığı yönünde bir algı oluşmasını da istemem. Bu sürecin başında yıllık izin aldım; şu anda yıllık izindeyim. Yönetici arkadaşlarımıza da belediye çalışmalarını aksatmadan devam etmelerini söyledim. Bugüne kadar da bu şekilde geldik. Ama bundan sonra gece gündüz bulunmayı azaltarak normal işime döneceğim. Elbette bu konuyla ilgili hukuki ve idari süreçlerimiz devam edecek. Avukat arkadaşlarımız halkın hakkını savunmak için mücadele edecek. Ancak tekrar vurguluyorum; yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır ve açıkça bir kötülüktür. Hiç kimse bunu normal görmemelidir. Mücadelemize devam edeceğiz.”
Diğer Haberler
Tüm Haberleri Gör
Meslek Fabrikası önünde “Ata Mirası” nöbeti sürüyor
9 Nisan 2026 Perşembeİzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası'na yönelik el koyma girişimine karşı başlatılan nöbet sürüyor. Başkan Dr. Cemil Tugay öncülüğünde bir araya gelen yurttaşların, siyasiler ve sanatçıların söylediği türküler haksızlığa karşı ses oldu.
Makineler taşındı, eğitim açık alanda devam etti
9 Nisan 2026 Perşembeİstihdama kazandırılan meslek fabrikası mezunları, eğitime devam eden kursiyerler, eğitmenler ve iş dünyası temsilcileri Meslek Fabrikası’nda düzenlenen “Bahar Buluşması”nda bir araya geldi.
İzmir’in iklim geleceği masaya yatırıldı
9 Nisan 2026 Perşembeİzmir Büyükşehir Belediyesi, çoklu iklim krizleriyle mücadelesini güçlendiriyor.
Köy Tiyatroları Festivali başlıyor
9 Nisan 2026 Perşembeİzmir Büyükşehir Belediyesi Köy Tiyatroları, İzmir’in dört bir yanında dokuz farklı noktada yaklaşık 200 katılımcıyla kırsal yaşamla sanatı buluşturacak.
